Bugun...
Aşiretin Tanımı ve Kökeni!


DR Kenan Karataş
sanliurfax@gmail.com
 
 

Aşiretin tanımı konusunda farklı açıklamaların ve yaklaşımların olduğunu görüyoruz.Ancak köken olarak Arapçadan türediği ve “aşire” olarak adlandırıldığı herkesçe kabul gören bir varsayımdır.Her ne kadar aşiretin tanımı ile ilgili farklı yaklaşımlar  olsa da genel bir tanımlamayla “geniş aile toplulukları” olarak izah etmemiz yanlış olmayacaktır.Aşiret tipi örgütlenmeler göçebe olabileceği gibi yerleşikte olabilmektedir.Öncelikle Türk Dil Kurumun aşiret konusunda ki açıklamalarına bakalım.

Türk Dil Kurumu aşireti tanımlarken şu ifadelere yer veriyor; Aşiret,dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

Görüldüğü gibi Türk Dil Kurumu aşiret bağının oluşmasında birçok türdeşliğin yanında kan bağının bir şekilde vukuu bulmasını da ön gören bir yaklaşım göstermektedir.Her ne kadar evlilikle de aşirete dahil olunabileceğini söylese de sonuçta evlilikte kan bağını ifade eden bir bağdır. Ancak ileriki aşamalarda da göreceğimiz gibi aşiret bağının sağlanmasında hiçbir şeklide kan bağına ihtiyaç duyulmayan tanımlarla da karşılaşacağız.

Aşiret şeklinde örgütlenmeleri tarih boyunca var olmuş tüm kavimlerde görebiliyoruz.Genellikle farklı olarak isimlendirilen aşiret bazı topluluklarda klan bazı toplumlarda ise kavim ve oymak olarak adlandılmıştır.Bu örgütlenme şekli günümüzde modern bir görünüm almış olsa da Doğu ve Asya bloku ülkelerde halen klasik biçimiyle karşımıza çıkmaktadır.Şehirleşmiş olan bu örgütlenme biçimine bir ad verecek olursak sanırım kapitalizm dememiz uygun düşecektir.Her ne kadar orijinal halinde aşiret bireylerinin nüfus etkinliği ön planda olsa da modern şeklinde de paranın gücüyle oluşturulan bir modern köle toplum vardır.

Gelelim doğu ve güneydoğu illerinde ki durumuna,bölge insanı olmam münasebetiyle şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki aşiretçilik tarihte ki kadar olmasa da halen baskın bir şekilde varlığını hissettirmektedir.Urfa’da ki aşiretlerle ilgili araştırma yapan yazar İbrahim Bozkurt’un verilerine göz atmakta yarar görüyorum.Sayın Bozkurt aşireti anlatırken şu satırlara yer veriyor.

Aşiretin tanımını genelleştirmeden önce aşiretleri meydana getiren öğe ve hususları da bilmek gerekir. En önemli öğelerden olan kabile, genel olarak 30 kişiden oluşmuş ve birden fazla akraba büyüklerinin bulunduğu topluluklardır. Her insan bir birey olarak değil, göbek olarak sayılır. Yani her insan bir göbektir. Bir diğer öğe ise malbattır. Malbat, birden fazla malın birleşmesi sonucu oluşan topluluğa verilen addır. Diğer öğe ise maldır. Mal, kelime olarak ev veya Aile anlamında kullanılır.2

Araştırmacı yazar aşiret ile ilgili belli öğelerin bulunması gerektiğini izah ettikten sonra iki tür aşiret yapılanmasından söz etmektedir.Biri akraba bağları olan örgütlenme diğeri ise akraba bağları olmayan ama aynı aşirete mensup örgütlenmeler.Görüldüğü gibi burada TDK’nın yaptığı tanımın dışına çıkılarak aşiret yapılanmasında akraba olunma şartının olmadan da aşiretin oluşabileceğinden söz edilmektedir.İki farklı örgütlenmeyi kısaca izah edecek olursak;

Akraba bağları üzerine kurulmuş aşiretler :

                  Bu tür aşiretler yaşadığımız bölgelerde çok azdır.Genellikle söz konusu bir aşirete mensup olduğunu iddia eden bireyler diğer aşiret üyelerini tanımaz ve sosyal ilişkilerde bulunmaz.Ben buna ait olma isteği ya da zorunluluğu diyorum.Yani bölgede korunma ihtiyacı ve var olabilme ihtiyacından dolayı sade aileler güçlü aşiretlere kendilerini asimile ederler.Böylece toplumda kabul görüp kendilerini güçlü hissederler.

Akraba bağı olan aşiretlere dahil olabilmek için hem nesil bakımından hem de tespit bakımından uzun yıllar gerektiren bir süreç sahip olmak gerekir.Bir aşiretin tamamen akraba olabilmesi için en az 500 Yıla gerektirir. Bu yılları aşarak tamamını akraba olarak örgütlendiklerini iddia eden aşiret var ise aşiret nesepçileri ondan şecere (şecere: tüm malbatın, malın, bawın, kabilenin kimden peydahlandıklarını neslen devam ettikleri soy kütüğüdür.) talebinde bulunurlar. Akraba yani kan bağıyla bağlı olan bir aşiretten söz edebilmek için bazı unsurları taşıması gerekmektedir.Bunlar :

1-Aynı dil 
2-Aynı din 
3-Aynı ırk 
4-Nesep şeceresi

Görüldüğü gibi akraba bağı ile meydana gelen örgütlenme şekli bazı zorluklar ve genellikle imkansızlıklar içerir.Çünkü on binlerce üyesi olduğu iddia edilen bir aşirette bu bağlılığı ölçmeniz ya da ortaya çıkarmanız mümkün değildir.

Tamamı akraba olamayan aşiretler :

 

                    Toplumlarda geçerli olan ve yaygın bir şekilde alan bulan aşiret biçimi akraba olmadığı halde kendisini aynı aşiret mensubu görenlerin oluşturduğu oymaklar.Bu örgütlenme türünde farklı boylar aynı aşiret içinde yer almaktadır.Genellikle kan bağının önem arz etmediği bu yapılarda yukarıda da söz ettiğimiz gibi ait olma ve korunma isteğinden kaynaklanmaktadır.Birey bir aşirete ait olamadan kendisini güvende hissedemez ya da sık sık karşılaşılan “sen hangi aşirettensin” sorusuna cevap veremez.işte bu nedenlerin bir araya gelmesiyle birey kendisini güçlü bir aşiretin mensubu ya da kolu olduğuna kendisini inandırır ve asimile eder.Bu değişim bazen dil,din ve hatta etnik olarak ta karşımıza çıkabilmektedir.

Diğer bir açıdan oluşumu değerlendirmeye çalışalım,birbirine akraba olduğu ispat edilmeyen birkaç kabile ve hiç akrabalığı olmayan bir çok kabile bir araya gelerek aşiret oluşturabilirler. Bunlar genelde ırk birliği ve din birliği aynı olamayan aşiretlerdir.

Bir aşiret yapılanmasından söz edebilmemiz için bazı unsurları taşıması gerekmektedir.

Bunları şu şekilde sıralayabiliriz :

1-Aşiret olarak kabul edilen bir toplulukta topluluğa ait şeyh, molla, servan, şifan, abid, gevende, şıhan, arif olarak bilinen en az bir aile bulunmalıdır. 

2-Aşirete ait tarih boyunca yaz ve kış konakladığı ve her aşiretçe kabul edilmiş sonradan kaybetmiş olsalar bile zozan denilen ve o aşiretin adına izaf edilmiş bir yaylağın,obanın olması. 

3-Aşireti temsil eden bir reisin bulunması.

İşte bütün bu şartları taşıyan bir topluluğa AŞİRET denir. 



Bu yazı 1387 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI