Bugun...
ADAB-I MUAŞERET


AHMET ÜNLÜKAYA
sanliurfax@gmail.com
 
 

Adab-ı muaşeret; Toplum içinde yaşarken uyulması gereken görgü ve nezaket kuralları demek. Bu konuda anadolunun manevi Fatihlerinden olan Derviş Yunus hislerimize tercüman olan bir beyitinde ne güzel söylemiş: “Vardım ilim meclisine, eyledim talep, Dediler:İlim en sona, illa edep, illa edep!” Demek ki adab-ı muaşeret her asırda en önemli mesele olmuş, bundan dolayı ilimden önce zikredilmiştir. Geçenlerde sosyal medyada hoşuma giden bir ifadeye rastladım. “Şehirleri imar ederken ,nesilleri ihmal ederseniz; ihmal ettiğiniz nesiller gelir ,sizin imar ettiğiniz şehirleri tahrip eder.” Şu anda bu durumu fiilen yaşıyoruz. Toplumda bir çok kişi yüksek model arabalara , rahat ve dayalı döşeli evlere sahip.Hatta bazı aileler birden fazla araca sahip.Artık gelişen teknolojinin hayatımızı kolaylaştırması sebebiyle bedenlerimiz de çok yorulmuyor.Hepimizin elinde cep telefonları, masalarımızda bilgisayarlar, hatta küçük çocukların ellerinde tablet bilgisayarlar var.Artık fatura ödemek için gidip saatlerce gişe önlerinde beklemeden internet üzerinden işlerimizi kolayca yapabiliyoruz.Okullarımızın bir çoğunda sınıflar klimalı ve akıllı tahtalar öğrencilerin hizmetine sunulmuş.Ayrıca ders kitapları ve hafta sonu yetiştirme kursları da ücretsiz.Marketlerde kucaklar veya alışveriş sepetleri dolu, ödeme kuyrukları onlarca metreleri buluyor.Lüks tatil yerleri tatil sezonu başlamadan aylar önce rezve ediliyor.Ama her ne hikmetse bir bereketsizlik, bir huzursuzluk var.Acaba “rahatlık bizi rahatsız mı ediyor?”diye düşünmeden duramıyor insan . Çocuklarını küçük yaşlardan itibaren özel kreşlerden başlayıp ,özel üniversitelere varıncaya kadar ayrıcalıklı ortamlarda eğitim imkanı sağlayan ailelerin çocukları üst düzey görevlere gelebiliyor ama...Ana-babaya , vatana , millete faydalı insanlar olacaklarına , ruhsuz ve doyumsuz insanlar oluyorlar.Yaşlanan ana babalarını yalnızlığa terkediyorlar.Çocuklarını yetiştirirken hiçbir fedakarlıktan geri durmayan anne babalar, yaşlandıklarında ya düşkünler yurduna sığınıyor, ya da aylarca kapısı çalınmayan evlerde tek başına ölüp gidiyorlar.Ayrıca akraba ziyaretleri tamamen bu gençlerin gündeminden çıkmış durumda.Acaba çocuklarımıza maddi imkanlar sunarken terbiye ve manevi duyguları vermeyi ihmal mi ediyoruz? Öyleyse çocuklarımızın bilgiden önce , edebe , adaba ve adab-ı muaşerete ihtiyacı var.Öncelikle toplum içinde uyulması gereken görgü ve nezaket kurallarını vermeliyiz onlara.Büyüklerin bulunduğu ortamlarda nasıl konuşulur? nasıl oturulur? nasıl kalkılır?trafikte , otobüste nasıl davranılır?Telefonda nasıl konuşulur?Ana babaya nasıl davranılır?Akraba ilişkilerimiz nasıl olur? Bütün bu soruların cevapları çocuklarımızda davranış haline gelmeli.Ancak toplumda huzur bu şekilde sağlanır. Sözün özü ;çocuklarımıza ne kadar bilim ve sanat öğretirsek öğretelim, Allah’ımızı,kitabımızı , peygamberimizi, özellikle ahirete imanı hakkıyla öğretmezsek ; emekler beyhude ve sonuçsuz kalacaktır. Sağlıcakla kalın...


Bu yazı 580 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI